Her Zaman Anlamak İçin Dinleyin

89,5 Radyo Hilal
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» necip fazil ayasofya hitabesi
Cuma Mart 02, 2012 7:40 am tarafından cihan sanli

» osmanli hangi bolgeyi ne kadar yonetti
C.tesi Şub. 25, 2012 7:17 am tarafından cihan sanli

» misvakin onemi
Ptsi Şub. 20, 2012 6:58 am tarafından cihan sanli

» cay nasil demlenir
Perş. Şub. 09, 2012 6:46 pm tarafından cihan sanli

» Aksam namazi guzel bir animasyon
Perş. Şub. 09, 2012 7:54 am tarafından cihan sanli

» seyh sait...
Paz Şub. 05, 2012 8:45 am tarafından cihan sanli

» kemali desifre
Paz Şub. 05, 2012 8:33 am tarafından cihan sanli

» Günlük hayatta hangi isim, kaç kere, ne için zikredilmeli?
Paz Şub. 05, 2012 7:20 am tarafından cihan sanli

» Resulullah efendimizi taniyipta sevmeyen yoktur
Cuma Ocak 27, 2012 8:52 am tarafından cihan sanli

En iyi yollayıcılar
cihan sanli
 
şerife sedef
 
Murat Eyce
 
gülşen
 
fatih
 
sevdali gozler
 
muhammedali
 
deruni
 
goramaz58
 
SiyahNur
 
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 143 kişi Çarş. Ağus. 09, 2017 5:24 am tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 Osman Yüksel Serdengeçti'den Nükteler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
cihan sanli

avatar

Mesaj Sayısı : 354
Kayıt tarihi : 28/09/09
Yaş : 32
Nerden : SUUDIARABISTAN

MesajKonu: Osman Yüksel Serdengeçti'den Nükteler    Çarş. Ağus. 03, 2011 9:01 am

Küçük Küçük, Kibar Kibar Hırsızlıklar

Bakkaldan bir şey alıyorsunuz. Ekseriya yanınızda bozuk para bulunmaz. Bakkal da, "bozuk yok" diye asgarî 35 kuruş noksan verecektir size. Sebzecisi de, kasabı da öyle...
Paranızın üzerini kazara sayıp eksik aldığınızın farkına varır, her gün tekerrür eden bu kırım kırım hırsızlığa kızar da yüzünüz kızara kızara paranın üstünü isterseniz, alacağınız cevap, verdiğiniz para kadar hazır ve peşindir: "Efendim, bozuk para yok." Bu sefer sanki kabahat sizde imiş gibi siz bozulursunuz. Hele kalabalık yerlerde, meselâ sinemalarda, o gişelerde o küçük küçük bayancıkların bu işte hünerlerine diyecek yok!
Millet gişelerin önünde kuyruk olmuş bekliyor. Artık o kadar adamın içinde şakır şakır para sayıp, "bayan 35 kuruş eksik.." diyemezsiniz ya. Haydi 35 kuruş ne olacak diyelim... Teklif mi var... Ama siz bir kuruş noksan verdiniz mi bilet kesilmez...
Amerika'da bunun istatistiğini yapmışlar. Neticede bu noksanlıklar %80 garson ve gişe memurlarının lehine imiş. Demek ki bu işte yanılmadan ziyade, bir kasıt var. Büyük küçük, damla damla, hırsızlık ve hırsızlardır bunlar...
Aynı zihniyette ve karakterde olan insanları, daha büyük işlerin başına koyun, iş hacmine ve istismar sahalarına gore bunların hırsızlıkları da artar...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
cihan sanli

avatar

Mesaj Sayısı : 354
Kayıt tarihi : 28/09/09
Yaş : 32
Nerden : SUUDIARABISTAN

MesajKonu: Geri: Osman Yüksel Serdengeçti'den Nükteler    Çarş. Ağus. 03, 2011 9:02 am

Bâb-ı Âli mi, Bab-ı Âdi mi?

Biz Babıâli'yi lisede edebiyat kitaplarından Öğrenmiştik, -ı Ali hayalimizde bir cennet kapısı gibi büyük, cazip yerdi. Hayatını ezberlediğimiz adamların cümlesi oradan yetişmişti. Gel zaman, git zaman, İstanbul'a bizim de yolumuz düştü. Tabi ilk iş olarak şu Babıâli'yi görelim, dedik... Bu Babıâli kitaplardakine hiç benzemiyordu. Küçük, daracık dükkânlar, yokuş v.s. neyse, burasıymış, dedik, geçtik.
Bu sefer Babıâli'ye bizim de işimiz düştü, Serdengeçti'nin 6. sayısını orada bastıralım demiştik. Bir hayli nefes tükettikten sonra matbaalarla anlaştık. Bir yerde dizilip, diğer bir yerde basılacaktı. Dizen dizdi; fakat mecmua tam basılacağı sırada yukarıdan bir emir: Basma! Düşüverdik Babıâli'ye! Kime bastırsak yarabbi kime? Hamalların sırtında, dizilmiş, bağlanmış sayfalar. Ağır mı ağır... Kurşun gibi... Gibisi var mı ya... Zaten kurşun... Güç belâ bir yerle anlaştık. Kâğıt aldık Babıâli'den... Bir de ne görelim... Kâğıtlar da noksan. Her toptan 30-40 tane aşırılmış.
Kâğıtları, kâğıtçı hamallardan almıştık. Babıâli'nin hamalları bile insanı dolandırıyor.
Diğer bir hâdise: Mecmuaların ilk sayıları, Vilâyet karşısında Kâmil isminde bir bayie verilmişti. Tam 2200 mecmua... Hapishaneye düştüğümüz için takip edememiştik. Adama gittik, mecmuaların hesabını istedik. Güldü: "İki - üç sene sonra bana hesap mı soruyorsun" demesin mi? Biz ısrar edince herif sertleşti. Ben, dedi, onu bayi Remzi'ye vermiştim! Yahu biz sana verdik, biz Remzi, memzi dinlemeyiz! dedik, fakat ne fayda; söktüremedik... Aslı astarı yok ya, hele bir de Remzi'ye soralım dedik... Remzi öleli çok olmuş. Hesaplar vereselerine intikal etmiş. El Fatiha... Naçar elimiz boş döndük. Böylece 2200 mecmua güme gitti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Osman Yüksel Serdengeçti'den Nükteler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Her Zaman Anlamak İçin Dinleyin :: (¯`·._.·[ EDEBİYAT KÜLTÜR SANAT ]·._.·´¯) :: Sizden Gelenler-
Buraya geçin: