Her Zaman Anlamak İçin Dinleyin

89,5 Radyo Hilal
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» necip fazil ayasofya hitabesi
Cuma Mart 02, 2012 7:40 am tarafından cihan sanli

» osmanli hangi bolgeyi ne kadar yonetti
C.tesi Şub. 25, 2012 7:17 am tarafından cihan sanli

» misvakin onemi
Ptsi Şub. 20, 2012 6:58 am tarafından cihan sanli

» cay nasil demlenir
Perş. Şub. 09, 2012 6:46 pm tarafından cihan sanli

» Aksam namazi guzel bir animasyon
Perş. Şub. 09, 2012 7:54 am tarafından cihan sanli

» seyh sait...
Paz Şub. 05, 2012 8:45 am tarafından cihan sanli

» kemali desifre
Paz Şub. 05, 2012 8:33 am tarafından cihan sanli

» Günlük hayatta hangi isim, kaç kere, ne için zikredilmeli?
Paz Şub. 05, 2012 7:20 am tarafından cihan sanli

» Resulullah efendimizi taniyipta sevmeyen yoktur
Cuma Ocak 27, 2012 8:52 am tarafından cihan sanli

En iyi yollayıcılar
cihan sanli
 
şerife sedef
 
Murat Eyce
 
gülşen
 
fatih
 
sevdali gozler
 
muhammedali
 
deruni
 
goramaz58
 
SiyahNur
 
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 143 kişi Çarş. Ağus. 09, 2017 5:24 am tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 ŞEMSEDDİN SİVASİ ( m. 1520 – 1597 )

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
cihan sanli

avatar

Mesaj Sayısı : 354
Kayıt tarihi : 28/09/09
Yaş : 32
Nerden : SUUDIARABISTAN

MesajKonu: ŞEMSEDDİN SİVASİ ( m. 1520 – 1597 )   Perş. Kas. 04, 2010 4:35 pm

Anadolu'nun yetiştirdiği büyük velilerden birisi olan Şemseddin Sivasi, esmerliğinden dolayı halk arasında Kara Şems olarak da bilinmektedir. Ayrıca Şems'ül Aziz olarak da anılmaktadır. Asıl adı Ahmed'tir. Halvetiyye yolunun kolu olan Şemsiyye(Sivasiyye)'nin kurucusudur. Aslen bugünkü Tokat ilinin kazası olan Zile'ye bağlı Silis köyünde miladi 1519 veya 1520 tarihinde dünyaya gelen Şemseddin Sivasi'nin babası Ebü'l Berekat Muhammed'tir. Hoca Ahmet Yesevi'nin Horasan Erenleri zincirinden olan Ebü'l Berekat seyyid lakabını almıştır. Oğlunu da kendisi yetiştirir.

Tokat'ta Arakiyecizade Şemseddin Hazretlerinden ve Şeyh Şirvani'den ders alan Şemseddin Sivasi, buradaki tahsilini bitirip İstanbul'a gider. Zamanın en gözde medreselerinden olan Sahn-ı Seman medreselerinde müderrislik görevine kadar yükselmiştir. Osmanlı döneminde Sahn-ı Seman medreseleri bugünkü anlamıyla üniversiteye karşılık gelmektedir. Müderrislik ise ders veren profesör anlamındadır. İstanbul'da bulunduğu sırada Kazasker'den mevki-makam isteyenlerin halini görüp üzülerek tasavvufa yönelir. Daha sonra hac vazifesini yerine getiren Şemseddin Sivasi hazretleri, tekrar Zile'ye yerleştikten sonra Amasyalı Şeyh Muslihiddin Efendi'nin yanına gidip ona talebe olur. Şeyh Muslihiddin Efendi kendisine icazet verdikten sonra vefat eder. Hocasının vefatı üzerine Ahmed Şemseddin kendi ifadesiyle ; mumu sönmüş eve, suyu çekilmiş değirmene dönmüştür.

Hocası vefat eden Ahmed Şemseddin, Tokat'taki Şeyh Mustafa Kırbasi'ye talebe olmak istedi. Fakat yüz yaş civarında olan Şeyh Mustafa Kırbasi ihtiyar ve hastalıklı olduğu için kendisini terbiye ile meşgul olamayacağını söyledi. Fakat Kara Şems'in bu işte halis ve sadık olduğunu öğrenince ona altı ay içinde Allahu Teala'nın kamil bir rehber göndereceğini söyledi. Bu veli kişi Abdülmecid Şirvani idi. Şemseddin Ahmed ile tanışan Abdülmecid Şirvani kendisine “ Ey Kara Şems, Bu nasıl aşk ki Allah(c.c.)'ın emri ve Resulullah(s.a.v.)'ın işaretiyle peşine düştüm. Neyim varsa bıraktım ve seni irşadla vazifelendirildim. Şemseddin Sivasi hocasından feyz alıp sıkıntılara katlanır ve yetişir. Kemale erip hocasından icazet alır.

Tam dergahını nereye kuracağını düşündüğü sırada devrin Sivas valisi Hasan Paşa kendisini Sivas'a davet edip yaptırdığı dergaha yerleştirdi. “Meydan Camiinde göreve başlayan Şemseddin Sivasi Hazretleri böylece 50 yıl boyunca burada Sivas halkına hizmet ettiler. Şemseddin Sivasi Hazretleri 17'si manzum olmak üzere 36 kitap yazmıştır. Anadolu'nun Şems-i Tebrizi ve Akşemseddin ile birlikte üç güneşinden (şems) biridir.

Sene 1595'te Osmanlı tahtına Sultan III. Mehmet çıktığında Osmanlı Devleti, zor günler geçirmekteydi. Halk uzun bir aradan sonra matem havasına bürünmüştü. Düşmanlar Estergon'u almıştı. Birçok yer elden çıkmak üzereydi. Padişaha sefere çıkmasını telkin eden Hoca Sadettin'in önerisiyle Sultan Eğri Seferi'ne karar verir. Sefere yaşı 80 olmasına rağmen atlanıp pusulanan Şemseddin Sivasi de iştirak eder ve zaferi sultana müjdeler. Eğri zorlanmadan fethedilir. Fakat daha sonraki muharebede ordumuzda bozulma ve firar başgösterirken düşman yağmaya başlar. Sultan III. Mehmet Şemseddin Sivasi'ye dönerek zaferin nerede olduğunu sordu ve söylediklerinin gerçekleşmediğini belirtti. Bunun üzerine Şemseddin Sivasi, padişaha gönlünü ferah tutmasını, zaferin yakın olduğunu ve Allah(celle celalüh)'ın dostlarını yalnız bırakmayacağını müjdeledi. Gerçekten çok geçmeden yeşil sarıklı bir yiğit ortaya çıkmıştır ki bu zatın kim olduğu Şemseddin Sivasi'ye sorulunca H.z. Hızır alehhisselam olduğunu söylemiştir. Ve sonrasında da zafer kazanılmıştır. III. Mehmed , Eğri Fatihi olmuştur. Alman topraklarının yüzde 95'i alınmıştır. Bu zafer Haçova Zaferi'dir.

Savaştan sonra işin hikmetini soran padişaha Şemseddin Sivasi Hazretleri, “askerine ve silahına güvenirsen işin onlara kalır. Ama Allah (c.c.)'a sığınanlar asla mağlup olmazlar.” der. Yine padişaha memlekete cami ve medreseler açmasını tavsiye eder. Şemseddin Sivasi, Padişahın İstanbul'da kalması için kendisine ısrar etmesine rağmen Sivas'a döner. Artık oldukça yorgun düşmüştür. Bir müddet sonra 1597 tarihi içerisinde vefat eder. Türbesi Sivas şehir merkezinde ve şehrin tam ortalarında yer alan Meydan Camii içerisindedir. Cami avlusu içerisinde ve kuzeybatı yönünde olan türbe ziyaret edilebilmektedir. 1600 yılında inşa edilen türbe dıştan sekizgen kasnağa sahiptir. Allah (c.c.) , Şemseddin Sivasi'nin mekanını cennet etsin.

Kapına geldi asiler

Şefaat ya Resulullah!

Suçunu bildi kasiler

Şefaat ya Resulullah!




Şemseddin Sivasi'nin Sivas için önemli bir başka özelliği de Sivas'ta Küçük Minare Mahallesi olarak bilinen mahallenin kuruluşuna yaptığı katkıdır. 15. ve 16. yy.'ların ilk yarısında henüz mahalle olmamış durumdaki Şeyh Hasan Zaviye ve türbesi çevresine Şemseddin Sivasi'nin ve dervişlerinin yerleşmesinden yarım asır kadar sonra burasının Küçük Minare Mahallesi olarak anıldığını Ömer Demirel kitabında belirtmektedir. Burada şeyh Hasan'ın vakıf arazisi Şeyh Şemseddin için kiralanmıştır. Kiralanan arazi üzerinde yapılan imar faaliyetleri kısa sürede burayı bir mahalle konumuna getirmiştir.

Şemseddin Sivasi bugün Sivas'ı aydınlatan bir güneş gibidir. Sivas'ın en müstesna bir yerinde bulunan Meydan Camii (Hasan Paşa Camii) içerisindeki türbesi Sivaslılar ve şehre gelenler tarafından ziyaret edilmektedir. Bugün Şemseddin Sivasi adına kurulan vakıflar bulunmaktadır. Şemseddin Sivasi adıyla Sivas'ta bir öğrenci yurdu yer almaktadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
ŞEMSEDDİN SİVASİ ( m. 1520 – 1597 )
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Her Zaman Anlamak İçin Dinleyin :: (¯`·._.·[ EDEBİYAT KÜLTÜR SANAT ]·._.·´¯) :: Önemli Şahsiyetler-
Buraya geçin: