Her Zaman Anlamak İçin Dinleyin

89,5 Radyo Hilal
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» necip fazil ayasofya hitabesi
Cuma Mart 02, 2012 7:40 am tarafından cihan sanli

» osmanli hangi bolgeyi ne kadar yonetti
C.tesi Şub. 25, 2012 7:17 am tarafından cihan sanli

» misvakin onemi
Ptsi Şub. 20, 2012 6:58 am tarafından cihan sanli

» cay nasil demlenir
Perş. Şub. 09, 2012 6:46 pm tarafından cihan sanli

» Aksam namazi guzel bir animasyon
Perş. Şub. 09, 2012 7:54 am tarafından cihan sanli

» seyh sait...
Paz Şub. 05, 2012 8:45 am tarafından cihan sanli

» kemali desifre
Paz Şub. 05, 2012 8:33 am tarafından cihan sanli

» Günlük hayatta hangi isim, kaç kere, ne için zikredilmeli?
Paz Şub. 05, 2012 7:20 am tarafından cihan sanli

» Resulullah efendimizi taniyipta sevmeyen yoktur
Cuma Ocak 27, 2012 8:52 am tarafından cihan sanli

En iyi yollayıcılar
cihan sanli
 
şerife sedef
 
Murat Eyce
 
gülşen
 
fatih
 
sevdali gozler
 
muhammedali
 
deruni
 
goramaz58
 
SiyahNur
 
Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 143 kişi Çarş. Ağus. 09, 2017 5:24 am tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 Şeyhi olmayanın şeyhi şeytan mı?

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
şerife sedef

avatar

Mesaj Sayısı : 146
Kayıt tarihi : 06/10/09
Yaş : 34
Nerden : sivas

MesajKonu: Şeyhi olmayanın şeyhi şeytan mı?   Çarş. Nis. 21, 2010 5:07 pm

Bu çok yaygın bir sözdür. Bu söz, tasavvuf yolunun büyüklerinden Bayezidi Bistami’ye (rah) aittir.753 O’nu izleyen veliler de tasavvuf ve tarikattan kaçanları bu sözle çoğu zaman uyarmışlardır.
Doğrusu bu önemli bir meseledir. Şayet bu söz, dini bir delile dayanıyorsa, gerçek bir mürşidin talebesi olmayan herkes, kendi durumunu yeniden gözden geçirmesi gerekir.

Eğer bu hüküm, velilerin bir tecrübe ve gözlemine dayanıyorsa, tecrübe de bir ilimdir; onda bir hakikat payı vardır ve konu dikkate alınmalıdır.

Ancak bu söze karşılık kimileri:

“Şeyhin elinden tutanlar şeytanın elinden kurtulmuş mu oluyorlar!?.. Biz öyle kimseler gördük ki, dışı şeyhe, içi ve işi şeytana benziyor. Öyle fitneci ki şeytanı bile aratmıyor!..Hem iyi de olsa şeyh bir peygamber mi ki, ona uymayanlar iflah olmasın?!.. Biz Kur’an ve sünnetten başkasına uymayız” derler.

Bu meselenin iç yüzünü incelemek için iki yanılmaz şahidimiz ve hakemimiz var:

Kur’an ve Sünnet.

Biz de onlara müracaat edeceğiz. Ama ilkin şunu belirtelim: Tasavvuf ehli, şeyh deyince gerçekten kendisine uyulmaya lâyık bir Allah dostunu kasteder. Gerçek şeyh alimdir, ariftir, takva ve edepte zirvedir.

Nur ve feyiz sahibidir. Kendisi bir mürşit elinde terbiye görmüştür. İnsan terbiyesinde ehliyet sahibidir. Bu konuda izinlidir. Hz. Peygamberin (s.a.v) vârisidir.

İkinci olarak tasavvufta şeyh denilince, bu insan yapayalnız değildir. Böyle bir insanın etrafında toplanmış, gönlünü ve yönünü Allah’a çevirmiş bir topluluk vardır. Çünkü gerçek şeyh, takva yolunda bir imamdır. Kendisine uyanlar için emin bir rehberdir.

Böyle bir şeyhin elinden tutan kimse, aynı zamanda birçok mümin kardeşiyle Allah yolunda ele ele tutmuş demektir. Şeytana karşı sağlam bir siperdir.

Kamil şeyhten kaçmak, böyle bir cemaattan uzaklaşmak ve dini yalnız başına yaşamak demektir. Bu ise zevksiz ve desteksiz bir gidiştir.


Tasavvuf; topluca tövbe etmek, birlikte zikretmek, şeytanlara karşı birleşmek, Allah için birbirini desteklemek ve cemaat halinde Allah yolunda yürümektir.
“İmamı olmayanın imamı şeytandır” sözü Kur’an’ın ruhuna ters değildir. Aksine bu anlayış bir çok ayet tarafından desteklenmektedir. Çünkü tek başına kalan bir kimseye insan ve cin şeytanlarının yakın olacağını ve o insanın kolayca sapıtacağını Kur’an’daki pek çok ayet işaret eder.

Allahu Teala, kendi yolunda topluca hareket etmemizi emreder; parçalanmayı, dağılmayı, tek başına kalmayı yasaklar.754 Bunun düşmanlar karşısında zayıflık ve mağlubiyet sebebi olacağını belirtir.755

Cenâbı Hak hepimizi gerçek takvaya çağırır ve bunun için sadık kullarla beraber olmamızı ister.756 Allah’ın zikrinden kaçanların ise, şeytanın kucağına düştüğünü şöyle ifade eder:

“Her kim Rahman olan Allah’ın zikrinden gafil kalırsa, biz ona bir şeytan musallat ederiz; o şeytan ondan hiç ayrılmaz. Bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyar. Onlar ise kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.757

“İmamı olmayanın, imamı şeytandır” sözü bir çok hadisin ortak manasını ifade etmektedir.

Rasulullah (s.a.v) Efendimiz şeytanın, insan kurdu olduğunu ve herkese pusu kurduğunu; cemaatten ayrılanı, tek başına kalan kimseyi kolayca yuttuğunu haber verir. İşte Rahmet Peygamberinin (s.a.v) uyarıları:

“Şeytan insan kurdudur; sürüden ayrılıp tek başına kalan koyunu dağdaki kurt nasıl kaparsa, cemaatten ayrı olan kimseyi de şeytan öylece kapar.”758

“Şüphesiz Allahu Teala, ümmetimi sapık fikir ve fitne üzerinde bir araya getirmez. Allah’ın eli (rahmet ve desteği) cemaatin üzerindedir. Kim cemaatten ayrılırsa ateşe düşer.”759

“Sizin cemaat halinde bulunmanız gerekir. Ayrılıp tek başına kalmaktan sakının. Şüphesiz şeytan tek başına kalanla beraberdir ama iki kişiden uzak durur.” 760

Bu meâldeki hadislerin ortak manası şudur:


Dini tek başına yaşamaya kalkmayın. Allah yolunda birlik olun, alimlere uyun, takva üzere giden cemaate sımsıkı tutunun. Tek başına kalanın kalbini şeytanlar sarar. Hak yoldan alıkor ve kolayca zarara sokar. Bu düşmana karşı birlik kalesine girin, Allah sevgisini siper edinin ve ölene kadar böyle gidin. Emniyetiniz budur.
Şu halde “İmam olmayanın, imamı şeytandır” sözü Kur’an ve sünnete aykırı değildir. Tecrübeler de onu desteklemektedir. Peygamberlerden başka, bir üstada gitmeden ve alim bir rehber bulmadan kamil olan kimse yoktur. Her meslekte durum aynıdır.

Başında bir usta olmadan hiçbir çırak, kolay kolay usta olamaz. Arifler bu yüzden şöyle demişlerdir:

Kendi başına büyüyen ağaç yaprak açar fakat meyve vermez, verse de meyvesi yenmez. Bir edep ehlini görmeyen, gerçek edep nedir bilmez. Bildikleri de kendisine yetmez.

Burada “Biz Kur’an ve sünnete uyduktan sonra niye sapalım ki? Bizim emniyetimiz şeyhe değil, Kur’an ve sünnete uymaktır. Şeyhe ve müritlerine lazım olan da bu değil midir? diye bir soru akla gelebilir.

Elbette hepimiz ilâhi hükümlere uymakla mükellefiz. Kamil mürşitlerin bundan başka bir hedefi de yok. Bütün mesele Kur’an ve sünnete içi ve dışıyla uymak, gizli ve âşikar her hâlükârda istikamet üzere bulunmaktır.

Bu hâl Allah adamı olmak demektir. Buna ihsan makamında kulluk da denir. İhsan müşâhade hâlidir. Müşahede, kalp gözünün açılıp inandıklarını görecek hâle gelmesidir. Taklitten kurtulmaktır. Şüpheden arınmaktır.

Böyle bir kalbe ve hâle kim sahip olmak istemez?

Acaba bunun yolu ne?

Sadece okumak mı, yoksa yolu bilene uymak mı?

Mesafesi uzun, engelleri çok, tehlikeleri fazla, her yanı gizli düşmanlarla çevrili bir yolu, sadece tarifle mi gitmek emniyetli yoksa yolu bilen bir rehberle mi?


Tasavvuf, insanın benliğini aşıp Yüce Allah’a ulaşma yoludur. Bu yoldaki en büyük engel insanın nefsidir. Bu yol, alemlerin rabbine gerçekten kul olma yoludur.
Onun etrafı düşmanlarla doludur. Yalnız gidilmez, yol çok uzundur.

Hayatı boyunca olgun bir insan olmak isteyen kimse, olgun insanlarla beraber olmalıdır.

Kalbinin derdine düşen insan, kalbini mamur etmiş bir Allah dostuna derdini açmalıdır.

KAYNAKLARIYLA TASAVVUF...DR.DİLAVER SELVİ...SEMERKAND YAYINLARI

753 Kuşeyri, Risale, II, 735; Sühreverdi, Avarif, 96.
754 Al-i İmran, 102-103
755 Enfal, 46
756 Tevbe, 119
757 Zuhruf, 36-37
758 Ahmed, Müsned, V, 232-233; Tabarani, el-Kebir, XX, No: 345
759 Tirmizi, Fiten, 7; Tabarani, el-Kebir, XII, 342.
760 Tirmizi, Fiten, 7; Ahmed, Müsned, I, 18; Hakim, Müstedrek, I, 114.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.karavasar.tr.gg
 
Şeyhi olmayanın şeyhi şeytan mı?
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Büyük şeytan yayı.(80 Lvl yay)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Her Zaman Anlamak İçin Dinleyin :: (¯`·._.·[ EDEBİYAT KÜLTÜR SANAT ]·._.·´¯) :: Sizden Gelenler-
Buraya geçin: