Her Zaman Anlamak İçin Dinleyin

89,5 Radyo Hilal
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» necip fazil ayasofya hitabesi
Cuma Mart 02, 2012 7:40 am tarafından cihan sanli

» osmanli hangi bolgeyi ne kadar yonetti
C.tesi Şub. 25, 2012 7:17 am tarafından cihan sanli

» misvakin onemi
Ptsi Şub. 20, 2012 6:58 am tarafından cihan sanli

» cay nasil demlenir
Perş. Şub. 09, 2012 6:46 pm tarafından cihan sanli

» Aksam namazi guzel bir animasyon
Perş. Şub. 09, 2012 7:54 am tarafından cihan sanli

» seyh sait...
Paz Şub. 05, 2012 8:45 am tarafından cihan sanli

» kemali desifre
Paz Şub. 05, 2012 8:33 am tarafından cihan sanli

» Günlük hayatta hangi isim, kaç kere, ne için zikredilmeli?
Paz Şub. 05, 2012 7:20 am tarafından cihan sanli

» Resulullah efendimizi taniyipta sevmeyen yoktur
Cuma Ocak 27, 2012 8:52 am tarafından cihan sanli

En iyi yollayıcılar
cihan sanli
 
şerife sedef
 
Murat Eyce
 
gülşen
 
fatih
 
sevdali gozler
 
muhammedali
 
deruni
 
goramaz58
 
SiyahNur
 
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 143 kişi Çarş. Ağus. 09, 2017 5:24 am tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 Ey şikayet eden insan!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
şerife sedef

avatar

Mesaj Sayısı : 146
Kayıt tarihi : 06/10/09
Yaş : 33
Nerden : sivas

MesajKonu: Ey şikayet eden insan!   Salı Ara. 15, 2009 1:45 pm

Ey şikayet eden insan! Sen yok olmadın vücut nimetini giydin, hayatı tattın.
Cansız kalmadın, hayvan olmadın, İslamiyet nimetini buldun, dalalette
kalmadın sıhhat ve selamet nimetini gördün ve hakeza Ey nankör! Daha sen
nerede hak kazanıyorsun ki, Cenab-ı Hakkın sana verdiği her şeyiyle nimet
olan vücut mertebelerine karşılık şükretmeyerek ve layık olmadığın yüksek
nimetlerin sana verilmediğinden gereksiz bir hırsla Cenab-ı Haktan şikayet
ediyorsun ve nimetlere hürmetsizlik ediyorsun?..



Acaba bir adam minare
başına çıkmak gibi yüksek bir mertebeye çıksın, büyük makam bulsun, her
basamakta büyük bir nimet görsün de; sonra o nimetleri verene şükretmesin ve
desin "NE İÇİN O MİNAREDEN DAHA YÜKSEĞİNE ÇIKAMADIM" diye şikayet ederek
ağlayıp sızlasın. Ne kadar haksızlık eder ve ne derece nimetlere saygısızlık
etmiş olur, akılsızlar dahi anlar.


İkincisi: Hayat musibetlerle, hastalıklarla anlam kazanır, kemal bulur,
kuvvet bulur, terakki eder, netice verir. Sabit, monoton ve istirahat
döşeğinde geçen hayatın bir anlamı olmaz Üçüncüsü: Şu dünya imtihan yeridir,
hizmet yeridir, lezzet ve mükâfat yeri değildir. Madem hizmet yeridir,
ibadet yeridir, hastalıklar ve musibetler dini olmamak ve sabretmek şartıyla
o hizmete ve kulluğa muvafık oluyor, kuvvet veriyor. Hastalık ve
musibetlerin her bir saati bir gün ibadet hükmüne geçtiğinden şikayet değil
şükretmek gerektir.


Ömür sermayedir gidiyor, meyvesi bulunmazsa zayi oluyor. Hem rahat ve
gafletle olsa pek çabuk gidiyor. Hastalık senin o ömür sermayeni büyük
kârlarla meyvelendiriyor; ta meyveleri verdikten sonra bırakıp gitsin. İşte
ömrün hastalıkla uzun olmasına işareten bu atasözü dillere destandır ki;
'Musibet zamanı uzun olur, safa zamanı pek kısa oluyor. Hastalık veya
musibetle geçen bir ömür Allah'tan şikayet etmemek şartı ile mümin için
ibadet sayıldığına dair rivayetler vardır. Hatta bazı sabredip şükreden
hastaların bir dakikalık hastalığı bir saat ibadet hükmüne geçtiği sahih
rivayetler ve keşiflerle sabittir.


Senin bir dakika ömrünü bin dakika hükmüne getirip sana uzun ömrü kazandıran
hastalıktan şikayet etme, şükret. Şikâyet bir haktan gelir. Senin bir hakkın
kaybolmamış ki şikayet ediyorsun. Belki senin üstünde hak olan çok şükürler
var yapmadın.



Cenab-ı Hakkın(şükürle) hakkını vermeden haksız bir surette
hak istiyorsun gibi şekva ediyorsun. Belki sen kendinden sıhhat noktasında
aşağı derecelerde bulunan biçare hastalara bakıp şükretmekle mükellefsin.
Senin elin kırık ise; kesilmiş ellere bak! Bir gözün yoksa iki gözü olmayan
âmâlara bak.



Allah'a şükret. Evet, nimette kendinden daha iyi olanlara bakıp
şikayet etmeye kimsenin hakkı yoktur. Ve musibette herkesin üzerine düşen
kendinden daha fazla musibete uğramış olanlara bakıp, şükretmektir.. Nimetin
hakkının verildiği, şükürle geçen bir ömür temennisi ile...



Ya Rab! Bizleri sev, gören gözümüz, işiten kulağımız, tutan elimiz, yürüyen ayağımız ve konuşan dilimiz eyle.

Allahım! Senden her işimizde sebat, Kur’an yolunda kararlılık ve nimetlerine karşı da duyarlılık hissi bekliyoruz. Kapına yönelenleri boş çevirme! İtaatte bulunanlara bol bol karşılık ver, Sana baş kaldıranlara da doğru yolu göster.

Allahım! Muzdariplerin dualarını icabetle taçlandır, sıkıntıda bulunanları lütfunla şâd eyle, hasta ruhlara hususi muamelede bulun, küfür ve ilhad içinde bocalayanlara da nurunu göster; göster de kalmasın hiçbir yanda karanlık bir nokta!..

Allahım! Sevgini, Seni sevenin sevgisini ve Sana yaklaştıran sevgiyi bize nasip et. (Amin)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.karavasar.tr.gg
 
Ey şikayet eden insan!
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Beynimizi tehdit eden hastalıklar
» Recep İvedikten sözler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Her Zaman Anlamak İçin Dinleyin :: (¯`·._.·[ EDEBİYAT KÜLTÜR SANAT ]·._.·´¯) :: Şiir Defteri-
Buraya geçin: