Her Zaman Anlamak İçin Dinleyin

89,5 Radyo Hilal
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» necip fazil ayasofya hitabesi
Cuma Mart 02, 2012 7:40 am tarafından cihan sanli

» osmanli hangi bolgeyi ne kadar yonetti
C.tesi Şub. 25, 2012 7:17 am tarafından cihan sanli

» misvakin onemi
Ptsi Şub. 20, 2012 6:58 am tarafından cihan sanli

» cay nasil demlenir
Perş. Şub. 09, 2012 6:46 pm tarafından cihan sanli

» Aksam namazi guzel bir animasyon
Perş. Şub. 09, 2012 7:54 am tarafından cihan sanli

» seyh sait...
Paz Şub. 05, 2012 8:45 am tarafından cihan sanli

» kemali desifre
Paz Şub. 05, 2012 8:33 am tarafından cihan sanli

» Günlük hayatta hangi isim, kaç kere, ne için zikredilmeli?
Paz Şub. 05, 2012 7:20 am tarafından cihan sanli

» Resulullah efendimizi taniyipta sevmeyen yoktur
Cuma Ocak 27, 2012 8:52 am tarafından cihan sanli

En iyi yollayıcılar
cihan sanli
 
şerife sedef
 
Murat Eyce
 
gülşen
 
fatih
 
sevdali gozler
 
muhammedali
 
deruni
 
goramaz58
 
SiyahNur
 
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 143 kişi Çarş. Ağus. 09, 2017 5:24 am tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 YÜREKLER TUTUŞMADAN DENİZLER TUTUŞMAZ....

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
şerife sedef

avatar

Mesaj Sayısı : 146
Kayıt tarihi : 06/10/09
Yaş : 33
Nerden : sivas

MesajKonu: YÜREKLER TUTUŞMADAN DENİZLER TUTUŞMAZ....   C.tesi Ara. 05, 2009 11:04 am

Bazen bunalırsınız. Çözümsüz problemlere yüreğiniz dolaşır, hiç kurtulamayacağınızı, çözümsüzlükte yitip gideceğinizi düşünür, karamsarlığa düşersiniz...





Biliniz ki, umutsuzluk insana yaraşan bir şey değildir. Müslüman ise, asla umutsuzluğa düşmeyen insandır. Çünkü, musibetlerden bile saadet çıkacağını her Müslüman bilir; bilmek zorundadır.





Hz. Yusuf`u kuyuya attıklarında, onun için her şeyin bittiğini düşünenler, bir süre Mısır`ın en önemli kişisi olarak ortaya çıktığını görünce kim bilir nasıl şaşırmışlardı!





Hz. İbrahim`in, günler sonra gülümseyerek ateşten çıktığı Nemrud`a söylendiğinde, kim bilir nasıl saçını başını yolmuş, duyduklarına inanmak istememişti!


`Görelim Mevla n`eyler


N`eylerse güzel eyler.`


İslam Dünyasının bugünkü haline bakıp dövünmeyin! Dün Hıristiyanlık Alemi İslam Dünyası karşısındaki geriliği sebebiyle dövünüyordu

Gün doğmadan neler doğar. Elinizden geleni yapın ve rahmetin tecellisini bekleyin.





İstanbul`un Topkapı semtinde, sur dışında, eski Edirne yolu üzerinde, 1591`de (Sultan Üçüncü Selim zamanı) yapıldığı sanılan bir cami var: Arakiyeci İbrahim Ağa Camii... (Takkeci Camii, yahut İbrahim Çavuş Camii olarak da bilinir)





Camiyi yaptıran Arakiyeci(keçeden takke yapan) İbrahim Ağa, (Bu ismi, bir yerde yanlışlıkla `Saraç Doğan` olarak yazdığımı hatırlıyor ve herkesten özür diliyorum) eski İstanbul`un Topkapı`sında yaşayan bir garibandı. Kendisi ne kadar fakirse, gönlü o kadar zengindi. Ördüğü takkeleri, serpuşları çarşı pazar dolaşarak satar, karısıyla birlikte zar-zor geçinirdi. Zar-zor geçinirdi ya, yine de ebedi bir emeli, bir büyük hedefi vardı: Surların kıyısına bir cami yaptırmak istiyordu...





Hep bunu konuşuyor, bunun hayalini kuruyordu. Hangi parayla cami yaptıracağını soran ve büyük emelini alaya alan tanıdıklarına ise, şu cevabı veriyordu:


`İhtimaldir padişahım, belki derya (deniz) tutuşa!` (Denizin yanması bile ihtimal dahilindedir) `Deniz tutuşur mu be, sen bu kafayla daha çok sürünürsün!`





Takkeci garibi çevresine aldırmıyor, çok çalışıyor, üçü-beşe katıp biriktiriyor, umutsuzluğa düştüğü zamanlarda ise, `Nemrud ateşini gülistana çeviren Allah, isterse deryaları da tutuşturur` diye söyleniyordu. (Tabii bu gerçeği idrak için, insanda, Takkeci İbrahim sabrı lazım)





Bir kandil gecesi, bağlı bulunduğu tarikatın şeyhi, rüyasına (şeyh rüyası yani) girdi ve hemen Bağdat`a gitmesini emretti: `Derhal Bağdat`a git gel.`





Sebebini düşünmek, gönül işinin akıl ve mantıkla bağlantısını bulmaya çalışmak, gönül erlerinin derdi değildir: Onlar ihlas ile buyruğa koşarlar.





Takkeci İbrahim Ağa da öyle yaptı. Hemen o gün Bağdat yoluna düştü. Bin türlü zahmetten sonra şehre girdi. Yorgundu, bitkindi, ama ümit doluydu. Hanın avlusundaki tahta peykeye kıvrıldı. Gözlerini kapatmak üzereyken, yaşlı hancı dikildi başına:





`Hayrola yolcu, nereden gelip nereye gidersin?`


`Darülhilafe`den` diye cevap verdi Takkeci, `Asitane`den, Dersaadet`ten (İstanbul`un isimleri) geliyorum.`


`Hayırdır inşallah, geliş sebebin nedir?`


Önceleri söylemek istemedi, ama hancı o kadar ısrar etti ki, rüyasını anlatmak zorunda kaldı. Rüya üzerine İstanbul`dan kalkıp Bağdat`a geldiğini duyan yaşlı hancı kahkahayı bastı:





`Hay akılsız! Hiç rüyaya ümit bağlanıp bunca zahmete girilir, bunca masarıf yapılır mıı Ben dahi geçenlerde bir rüya gördüm. Rüyama giren nur yüzlü bir ihtiyar, `İstanbul`a git, Topkapı`daki kulübesinde Takkeci İbrahim Ağa diye biri yaşar, onu bul, odunluğunda bir küp Bizans altını gömülüdür, al keyfince yaşa` dedi. Ama rüya ile amel edilmez dedim, hiç üstünde durmadım.`





Hancıyı dinlerken, Arakiyeci İbrahim Ağa`nın gözleri parlamış, tüm yorgunluğu geçmişti. `İşte şimdi derya tutuştu!` diye düşünüyor, tatlı tatlı gülümsüyordu.





Gece demeden, gündüz demeden, yağmurdu, güneşti dinlemeden İstanbul`a döndü. Evinin odunluğunu kazdı. Altın dolu küpü topraktan çıkardı. Camiini inşa etti...





`Arakiyeci İbrahim Ağa Camii`, hedefe kilitlenmenin, sabrın ve sebatın sembolü olarak hala duruyor.





Düşünüyorum da, Arakiyeci İbrahim Ağa, şartların elverişsizliğine, imkanlarının azlığına bakıp cami yaptırma emelinden vazgeçseydi... Bağdat`a kadar gitmese, bu zahmeti göze almasaydı da köşesinde yalnızca dua ederek bekleseydi, emeline nail olabilir miydi?





Eğer imkanlarınızı, hatta dünyanızı aşan büyük hedefleriniz, kalıcı emelleriniz varsa...





Eğer sizi hedefinize ulaştırıp emellerinizi gerçekleştirecek sabra, sebata, ihlasa, gayrete sahipseniz...





Ve eğer bu uğurda bazı çilelere, dertlere, yorgunluklara, güçlüklere, sıkıntılara katlanmayı göze alabiliyorsanız...



Rahmet tecelli eder ve hedefinize ulaştırılırsınız.

Yavuz Bahadıroğlu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.karavasar.tr.gg
 
YÜREKLER TUTUŞMADAN DENİZLER TUTUŞMAZ....
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Düşündürücü sözler
» Sevgi dolu sözler...
» AKILLI SÖZLER
» Recep İvedikten sözler
» Özür Mesajları Kategorisindeki Güzel Sözler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Her Zaman Anlamak İçin Dinleyin :: (¯`·._.·[ EDEBİYAT KÜLTÜR SANAT ]·._.·´¯) :: Şiir Defteri-
Buraya geçin: