Her Zaman Anlamak İçin Dinleyin

89,5 Radyo Hilal
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» necip fazil ayasofya hitabesi
Cuma Mart 02, 2012 7:40 am tarafından cihan sanli

» osmanli hangi bolgeyi ne kadar yonetti
C.tesi Şub. 25, 2012 7:17 am tarafından cihan sanli

» misvakin onemi
Ptsi Şub. 20, 2012 6:58 am tarafından cihan sanli

» cay nasil demlenir
Perş. Şub. 09, 2012 6:46 pm tarafından cihan sanli

» Aksam namazi guzel bir animasyon
Perş. Şub. 09, 2012 7:54 am tarafından cihan sanli

» seyh sait...
Paz Şub. 05, 2012 8:45 am tarafından cihan sanli

» kemali desifre
Paz Şub. 05, 2012 8:33 am tarafından cihan sanli

» Günlük hayatta hangi isim, kaç kere, ne için zikredilmeli?
Paz Şub. 05, 2012 7:20 am tarafından cihan sanli

» Resulullah efendimizi taniyipta sevmeyen yoktur
Cuma Ocak 27, 2012 8:52 am tarafından cihan sanli

En iyi yollayıcılar
cihan sanli
 
şerife sedef
 
Murat Eyce
 
gülşen
 
fatih
 
sevdali gozler
 
muhammedali
 
deruni
 
goramaz58
 
SiyahNur
 
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 143 kişi Çarş. Ağus. 09, 2017 5:24 am tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 FİLİSTİNİN KÜLLLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
şerife sedef

avatar

Mesaj Sayısı : 146
Kayıt tarihi : 06/10/09
Yaş : 33
Nerden : sivas

MesajKonu: FİLİSTİNİN KÜLLLERİ   C.tesi Kas. 21, 2009 1:24 pm

Bizim vatanımız da ölümler vardır akşamları.

Ve kan kokusu

Sokaklarımıza bastığın an sarar seni toz bulutları

Kulaklarına dolar korkunç bir uğultu

Bazen ayağına çarpar bir kol parçası

Bazen bir şarapnel artığı

Buraları yamandır

Ne yaşatır seni

Ne unutturur ölümü

Buralarda öğrenirsin

Yaşamın güzelliğini

Zulmün pis yüzünü

Burası Filistin

Mazlumların ahı

Çocukların cehennemi

Katledilmişliğin hikâyesi…

Sokaklarımız da bir ceset kokusu karşılar seni. Kimi zaman ayağın kopmuş bir bacağa çarpar kimi zaman sen bir kol bırakırsın sağ tarafından, bir parmak görürsün yürürken tam yol ortasından, kimi zaman bir ölü çocuk yerde yatar tüm masumluğuyla kimi zaman kan lekeleri götürür seni aradığına…

Burası Filistin ölümün dans ettiği sadece ölümün korkmadan gezebildiği vatan öyle bir vatan ki kokusu cesetten, rengi kandan, sesi bomba atışlarından, sivilleri ölülerden askerleri düşmanlardan, umudu yokluktan, sonu katledilişten gelir.

Burası Filistin

Küçük yaşamlara burada son verilir.

Sokağa çıkamıyoruz. Pencereleri kırdılar, duvarımızda kocaman bir delik var. Bomba sesleri uyutmuyor. Evde korkunç bir toz bulutu, midemde yanma var. Annem çok hasta başına aldığı darbelerden başı ağrıyor. Babam yok tam üç haftadır haberi de yok ölmüş olma ihtimali sevindiriyor bizi ya yaralı ise ve bir köşede bize gelemeyecek kadar çaresiz acı çekiyorsa diye düşünüyoruz. Ağlamıyoruz ki alıştık ölümlere kimler ölmedi ki bizde kimler ölmedi ki bu topraklarda yaşadığı için. Komşu Cemalettin’i mi sorarsın, İslam Efendiyi mi, Kimler ölmedi ki teyzem, teyzemin oğlu, kuzenlerim ve bir günde ben

Ellerim kan içinde, bacağım yaralı, karnım aç, kardeşim ölü ben ben çok mutsuzum burada...

Kardeşim

Henüz üç yaşındaydı benim aslanım. Deli gibi koşardı sizin basmak bile istemeyeceğiniz tozlu yollarımızda yeni öğrenmişti koşmayı, tam beceremiyordu konuşmayı. Ölürken bile gülümsüyordu sanki bilmiyordu düşmanlığı,

Sadece biran çıktı sokağa yerdeki kuşu havalandırmak için kuşu da onu da bir kurşun havalandırdı aniden gözlerime bakışı, şaşırışı, ahh diyen inleyişi ve sonsuz sessizliği tek kurşun tek bir kurşunla yere çöküşü,

Oysa öyle masumdu ki Ahmet'im

Düşünüyorum bazen ve düşünceler düşünceleri doğuruyor beynimde biliyorum almadan cevabımı indireceksiniz tek bir kurşunla yere ya da küçücük bedenime kocaman bir bomba gelecek gökyüzünden aniden. Biliyorum ki öleceğim en sonunda ama düşünüyorum işte

Biz buralarda doğduk. Yuttuk asfalt görmemiş cadde tozlarını ektik toprakları, bir dünya kurduk yaşamak adına yaşıyorduk.

Neye kızdınız, sizi nasıl kızdırdık ki önüne geleni kurşuna dizdirdi bu öfke

Biz sizler gibi geldik dünyaya, habersiz bir bebek olarak doğduk ve vatan bildik buraları. Daha büyüyemedik, okula gidemedik, konuşmayı bile öğrenmeden, yürümeyi becerememişken, daha henüz hayata başlamamışken geldiğimiz dünyaya gönderildik.

Biz ya yaşamak için doğmamıştık, ya da bir hata yapmıştı atalarımız ya da biz aldatıldık.

Biz Filistin çocuklarıyız. Ne okul, ne oyun. Kimi sokakta bacak, kimi sokakta ayak belki de tüm bedenimizi bırakırız. Ne zorludur burada olmak, ölümün kapını sürekli zorlaması, çocuk demeden bebek demeden acımadan öldürülmek ve niçin öldürüldüğünü bilememek ne zordur bilir misin?

Biz Filistin çocuklarıyız.

Dudaklarımızda acı bir şarkı. Adında ölüm geçen, ya bir ağıt bu ya bir heves dillerimizde ve boş kovanlar var ellerimizde

Biz sömürülen bir ülkenin gün görmemiş çocuklarıyız. Karanlık var geleceğimizde

Biz teslimiyetin özgürlük bilmeyen kara cahilleriyiz, merak var küçücük beyinlerimizde

Güneşten habersiziz

Ne sokağın başına gelen aş arabaları umurumuzda ne acıkıyoruz yaşamak adına

Bomba sesleri, kurşun atışları, asker naraları

Ürkütmez bizi alışkınız savaşlara

Alıştık ölmeye, öldürülmeye, karşı koymaya canlarımızdan canlar vermeye

Korkmadım annemi kanlar içinde görünce

Endişelenmiyorum babam kayıp diye

İçim sadece acıyor kardeşim masumca can verdi diye

Alıştık biz bu döngüye

Doğacağız öldürüleceğiz vatanımızdan olmayan hak sahipleri tarafından

Alıştık katledilmeye

Biliyoruz artık biliyoruz

Bu bir savaş hikâyesi

Adımız çocuk olsa da biliyoruz

Bir adımızda Filistin külleri...



ZAHİDE KOCAOĞLU ÇAVUŞ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.karavasar.tr.gg
 
FİLİSTİNİN KÜLLLERİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Her Zaman Anlamak İçin Dinleyin :: (¯`·._.·[ EDEBİYAT KÜLTÜR SANAT ]·._.·´¯) :: Şiir Defteri-
Buraya geçin: